Çift ağızlı bir kılıç mahkeme masasında dimdik durur. Bıçağı öğle güneşinin altında parlaktır. Terazi, tam dengede, yakında bekler. Aralarında ağır bir perde asılıdır, dış gürültüyü iç durgunluktan ayırır. Işık içeri dökülür, neden ile sonucun yüz yüze oturduğu her yüzeyi aydınlatır. Bu odada hiçbir şey gizli değildir, dışarıdaki dünyadan kalan sürüklenme bile. Adalet acele etmez, bu yüzden ölçüler sabırlı kalır. Her eylem, çok mevsim görmüş bir şeyin sessiz kesinliğiyle tartılır.
Mahkemenin ötesinde, dağlar boyunca anlatılan öykülerde gökten sessiz bir örtü iner, çatıları ve tarlaları örter. Uzak kuzeydeki yolcular, toprağın kesintisiz ve yeni olduğu, havanın keskin olduğu, her dalın ince bir kat giydiği sabahları anlatır. Böyle günlerde ayak izleri görünür. Her iz bir kayıttır, gizlemek ya da değiştirmek imkânsızdır. Dünya sessizleşir, ama o suskunluğun altında her şey açığa çıkar: birinin nereye gittiği, ne taşıdığı, bir kuşun konduğu ya da bir tavşanın geçtiği. Yargılamak ya da hakikat aramak zorunda olanlar erken kalkmayı bilir. İzler rüzgârla ya da başkalarının geçişiyle bulanmadan dışarı çıkarlar.
Belli eski kasabalarda dokumacılar en ince bezlerini hazırlardı. Uzun kış aylarında ketenden eğrilmiş. Bu toplar arılık ve sağlamlık için değerliydi, yargıç cüppelerine ya da sunak örtülerine ayrılırdı. İlk çözülmede pencerelerden sarkar, soğuk güneşte dalgalanır, borçları ve anlaşmazlıkları yatırma vaktinin geldiğini bildirirdi. Bez bekleyişin anısını tutardı, ödüllenen sabrın ve düzeltilen yanlışların. Onu yargıcın meydanında, sözleşmelerin imzalandığı masalarda ya da bir geçişi işaretlemeye hazır, pervazlara katlanmış bulabilirdiniz. Kimi yerlerde somunları sarar ya da yenidoğanları kundaklardı. Her başlangıcın dürüstlüğü ve açıklığı hak ettiğinin sessiz vaadi.
Mutfakta un tezgâha serpilir, ekmek yapılmadan önceki ilk adım. Fırıncının eli niyetle hareket eder. Fazla olursa somun sertleşir. Az olursa hamur yapışır, işlenmez. Kesinlik önemlidir. Tahmin yok, kestirme yok. Pencereden bakınca fırıncı, yerin örtülü olduğu ve dünyanın duraklamış göründüğü mevsimleri hatırlar. Bunlar, arkanızdaki kendi yolunuzu adım adım işaretli görebildiğiniz günlerdi. Pişirmede de her eylem izini bırakır. Doğru kabaran, kabuğu ışıldayan ekmek, doğru eylemin ve özenli ölçünün tanığıdır.
Yükseklerde hava uyarmadan değişir. Bir zamanlar haberciler, gecenin taze armağanıyla örtülü geniş tarlalardan haber taşırdı. Yolları herkes görsün diye kazınmıştı. Dönüş yolu aynı izleri taşırdı, teslim edilmiş hakikatin sessiz kaydı. Kimi zaman fırtınalar tehlike getirirdi, ama o zaman bile toprağın yasası açıktı. Sert zamanlarda sunulan sığınak hiç unutulmazdı. Verilen zarar da unutulmazdı, çünkü bu manzarada bellek açıkta kalır.
Bugün taze bir başlangıcı işaretlemek için pencereye temiz bir bez asabilir ya da öğlede izsiz kâğıda söylenmesi gerekeni yazıp açıklığı davet edebilirsiniz. Özenli ellerle bir somun pişirebilir, her ölçünün adil olduğundan emin olabilir ya da fırtınadan sonra dışarı çıkıp her ayak izinin gizlenemeyen eylemleri hatırlatmasına bırakabilirsiniz.
Bugünün şans rengi kar beyazı.
Lucky Color: Snow — #FFFAFADürüst eylemler temiz izler bıraksın.
Öğlenin parlaklığı, günü tartmanıza yol göstersin.