Sürücünün üzerindeki örtü ağır ipektir. Nar ve gülle işlenmiştir, öğle yolunun parıltısına ve tozuna karşı bir kalkandır. Aşağıda iki yaratık koşumlarında gerilir. Kent kapısında kendilerini sabitlerken her kas görünür. Birlikte ilk yolculukları değildir bu. Eski kapı, fatihlerin ve tüccarların hikâyeleriyle boyanmıştır. Uzak tüccarların elleriyle boyanmış sancakların altında dışarı süren herkes. Sürücünün parmakları dizginlerin üzerinde kapanır. Ham deri güneşle sertleşmiştir, terin cilaladığı yerde yumuşaktır. Eşiği geçmeye hazırdır. Yaban ile ehliyi eşlemeye, ikisini de gerilimde tutup ileri gitmeye.
Surların ötesinde tarlalar, koşnil toplayanların hareketiyle dalgalanır. Dikenli armut dallarından kabuklu böcekleri toplarlar. Her işçi küçük bedenlerle dolu pamuk torbaları sepetlere bırakır. Bu böcekler bir zamanlar imparatorluklar boyunca yolculuk etti, Venedik ve İstanbul’a giden sandıklarda gizlendi. Orada parmak uçlarını da kaynar suyu da boyayan bir toza dönüştürüldüler. Boya odalarında kadınlar ve erkekler uzun tahta küreklerle tekneleri karıştırır, yünün ve ipeğin kıymetli boyayı emişini izler. Bu bohçaları pazara götüren tüccarları, basamaklarda oturan çocuklar izler. Dudakları dut ve vişne şurubuyla izlidir. Sabahları tüccarlar kadife seccadelerde diz çöker. Kumaş, yılların özenli boyamasından canlıdır.
Kent kapısının kendisi alaylar ve vedalar görmüştür. Zırhlı şövalyeler bir zamanlar mızraklarına bağlı kurdelelere dudak basardı. Nar ağaçları arasındaki bahçe avlularında kalan sevdiklerden nişanlar. Bayram gecelerinde aynı kapılar kentin üstündeki göğü çerçeveler. Fenerler yukarı sürüklenir, her alev, kan kökünün ve hibiskusun taç yapraklarının yüzdüğü bir havuza yansır. Sürücü böyle geceleri izlemiştir. Her gidişin bir dönüşle eşlendiğini, her fethin güvenli dönüşün hatırasıyla dengelendiğini öğrenmiştir. Önündeki yaratıklar, biri hız için, diğeri inatçı güç için yetiştirilmiş, birlikte yer değiştirir. Hareket ancak ikisi de bırakıp tutunca olur.
Bu topraklarda anlatılan eski bir hikâye vardır. Bir ırmak bir zamanlar kökboyanın suyuyla akarmış. Boyacılar teknelerini suyun kenarında boşaltınca taşları surların ötesinde bir fersah boyamış. Balıkların kemikleri mevsimler boyunca boyalı kalmış, çamaşırcı kadınlar keten kuşaklarını eskisinden daha parlak bulmuş. Manastırlarda ve saray atölyelerinde kayıt tutanlar defterlerini mazı ve reçineyle mürekkepler. Ama mühürler hep aynı pigmentten eritilmiş balmumuna basılır. Sınırları geçme yetkisini, yalnızca niyet olanı bağlayıcı kılmayı işaretler.
Bu gece kendi eşiğinizde bileğinize ipek bir eşarp bağlayabilirsiniz. Sevdiğiniz birinden kalan bir yadigâr ya da ninelerinizin sandığında bir buluntu. Bir narı yarın, çekirdeklerini kapınıza serpin, başlamayı düşündüğünüz yolculukları yüksek sesle adlandırın. Gece çökmeden bir tencere pancar çorbası karıştırın, sıcaklığını bir komşuya götürün. Bir deftere ya da günlüğe kararınızı yazın, mumla mühürleyin, izini yüzeyine bastırın.
Bugünün şans rengi al.
Lucky Color: Crimson — #DC143CHer eşik, içinizdeki yabanı da disiplinliyi de onurlandırsın.
İleri hareket, dizginler eşlenince başlar.