Savaş arabasının kemerli örtüsünün altında sürücü durur, elleri örgülü deri dizginlerde kararlıdır. Önünde iki güçlü yaratık hazır durur. Birinin yelesi rüzgâr kadar yabandır, diğeri sabırlı ve emindir. Arkalarında kent kapısı yükselir. Taş, yüzyılların ayakları ve tekerlekleriyle yıpranmıştır, ötedeki dünyayı vaat eder. Eşikte bütün nefes durur, işareti, ileri gitmenin açık çağrısını bekler. Savaş arabası yalnızca bir araç değildir. Niyetin yönle buluşmasının, iradenin toplanmasının ve atların birlikte koşulmasının simgesidir. Kent kapısı hem sınır hem davettir. Onu geçmeden hiçbir yolculuk başlamaz, tanıdık bir şeyi geride bırakmadan hiçbir hikâye ilerlemez.
Buradaki her hareket eski ve yeni hikâyeleri yineler. Homeros’un anlatılarında savaş arabaları ovada gürler, tanrılar ve ölümlüler şan için çabalarken toz kaldırır. Roma’da Circus Maximus tekerleklerin koşusuyla uğuldardı. Sürücüler viraja yaslanırken kalabalıklar ayağa kalkardı. Söylencenin savaş arabası hep bir vaattir. Yabanı kararlı olanla eşleyebilirseniz, dizginleri birlikte tutabilirseniz kapılar açılır. Kıtalar boyunca benzer hikâyeler çıkar. Akdeniz’in doğusunda İpek Yolu böyle kapılarda başlardı. Gök bile açılıyor gibi dururdu, bahar yağmuruyla yıkanmış, hayal gücü kadar geniş. Kıyı kentlerinde denizciler eylül öğleden sonralarının renginde boyanmış kumaş taşırdı. Çabuk zekâlı ve cüretkâr tüccarların nişanı. Pazar tezgâhlarının üzerinde gergin dokuma örtüler parıltıyı dışarıda tutar, ama umut için yeterince gök bırakırdı.
Sürücünün işareti altında ileri bastırılan bir gün, karşıtları eşlemek demektir. Dürtü ile disiplin, özlem ile sabır. Tekerlekler doğru yuvarlansın diye. Sabah ışığındaki kent kapısı bir engel değil bir çerçevedir. Ötesinde dünya geniş uzanır. Gidenler için okyanustan keskin bir rüzgâr vardır. Tuzun ısırığını ve ufkun hemen ötesindeki yağmurun vaadini taşır. Kaliforniya’da bir stadyum yükselir, kalabalıklar eski arenaları yankılayarak toplanır. Şimdi başka türlü bir yarışmayı izlemek için. Aşağıdaki saha hareketle diridir, sancaklar yüksek tutulur. Başlangıçlar hep beklentinin uğultusunu taşır, geçilmiş her başka eşiğin hatırasını.
Evde sürücünün hareketi küçük edimlerde yankılanır. Çamaşırdan nemli, ütülenmiş bir gömlek silkelenip ipe mandallanır, öğleden sonranın son ışığını yakalar. Mutfak tezgâhında olgun erik dolu bir kâse, bir zamanlar bir yaz maçında limonata döken bir sürahinin yanında durur. Buğu sırlı yanlarından süzülür. Avluda katlanır bir sandalye, metal kollar arasında gergin branda, duranını bekler. Bir sonraki işten önce bir dinlenme anına hazırdır. Bu şeylerin her biri, alçakgönüllü ve kesin, aynı anlatıya aittir. Niyetle zafer kazanmış sıradan, küçük bir kapının ihtimale geçişi.
Bugün kendi ön kapınızın menteşelerini yağlayabilir, açılıp kapanması düzgün bir kapı hâline getirebilirsiniz. Bir makası bileyip bir çiti ya da asmayı budayabilir, büyümeyi düzene biçimlendirebilirsiniz. Ya da uzun zamandır göndermeyi düşündüğünüz bir mektubun ilk cümlesini yazabilir, sözlerin dünyaya geçmesine bırakabilirsiniz. En yakın stadyuma yürüyüp basamaklarını çıkmak ve uzakta bir kalabalığın sesini dinlemek bile hareketin niyetin eylemle buluştuğu yerde başladığını hatırlatabilir.
Bugünün şans rengi parlak mavi.
Lucky Color: DodgerBlue — #1E90FFGün önünüzde bir kapı gibi açılsın.
Kararlı ellerle ilerleyin.