Çarkın eski tahta baskısında dört hayvan dört yönde oturur: aslan, boğa, kartal, insan. Çarkın kendisi sabit bir merkezde döner. Parmaklar bir saatin kolları gibi yayılır, talihin görünmez çevrimini işaretler. Bu, tozun içinde körlemesine yuvarlanan bir tekerlek değildir. Hareketi mevsimlerdir, yılın yavaş halkasıdır, bir anı sonrakine bağlayan bitimsiz yükseliş ve düşüştür. İnsanlar da öyle bulur kendini: kimi zaman tepede, kimi zaman dipte. Dönüşe bağlıdırlar, ama aynı yerde uzun kalmazlar.
Böyle bir çarkın üstünde her zaman açık gök vardır. Hem örten hem açığa çıkaran bir hava kubbesi. Şafakta, kader yeni bir bölüme döndüğünde, tarlaların ve ırmakların üstündeki gök duru ve taze gerilir. Acele etmeden değişimi haber veren yumuşak bir esintide keten perdelerin savrulduğu bir çiftlik penceresinden görülen öğleden sonranın rengidir. Eski anlatılarda yolcular alamet için yukarı bakardı: yüksekten uçan bir turna sürüsü, güzel havanın vaadi, engin ve sabırlı havayı göstermek için eriyen bulutlar. Denizciler bir zamanlar geçişlerini tepedeki sağlam kubbeyle ölçer, onun durgunluğunun altta huzursuz suları yatıştıracağına güvenirlerdi.
Eski kentlerde bu, güneşin en uzun kaldığı mutfak duvarlarına seçilen boyadır. Bir çocuğun kolyesine dizilmiş cam boncuklarda belirir, bir ninenin dikiş kutusunda bulunan, dokununca pürüzsüz ve soğuk bir hatıradır. Aynı ton, sabah lapasını tutan sırlı çömlek kâselerde yaşar. Fırtınalı ya da sıkıntılı bir gecenin ardından sofraya konur, gün ışığının her zaman döndüğünü bildirir. Uzak diyarlarda, çarşı tezgâhlarının arasına gerilen pamuklu bezdir. Günün alışverişi için sessiz gölge cepleri açar, hem sığınak hem imkân vaat eden yumuşak bir gölgeliktir.
Aynı beliriş bahçelerde döner. Yaz başında ortanca yaprakları yüzünü kaldırır. Irmak kıyısında toplanan yaban unutmabenilerinin anısında da vardır, parmaklar çiyden ıslaktır. Dağ geçitlerinde yolcular öğle vakti durur, sırtların üstünde göğün geniş açılışını seyreder. İniş yeniden başlamadan ter ve kaygı serinler. Aynı havayı çobanlar da, pilotlar da, şairler de izler. Hepsi günün örtüsünün tuttuğu şeye bakarak talihi ölçer. Rüzgâr değişince kıyıdaki balıkçılar yazgılarını üstteki enginlikte okur, açılıp açılmamaya karar verir, büyük çarkın her gelgitle döndüğünü bilirler.
Bugün yağmurdan sonraki ilk duru havaya bir pencere açabilir, esintinin düşünceleri umuda çevirmesine bırakabilirsiniz. Bir buluşma ya da yolculuk için omuzlarınıza aynı yatıştırıcı tonda bir atkı ya da gömlek sarabilir, açıklıkla gelen talihe güvenebilirsiniz. Sabah çayını demlerken, tehditsiz bir göğün vaadini hatırlatan sırlı bir fincan seçebilir, onu ellerinizde ılık tutup yeni başlangıçların hatırlatıcısı yapabilirsiniz. Ya da bulutlar ayrılınca dışarı çıkıp yüzünüzü açık havaya kaldırabilir, ufkun hemen üstünde bekleyen talihi soluyabilirsiniz.
Bugünün şans rengi gök mavisi.
Lucky Color: SkyBlue — #87CEEBTalih, gökleri açan aynı rüzgârda yükselir.
Yükselen düşebilir, ama her yeni gün onun gözetiminde başlar.