Colors for the Fool

Bugünün şans rengi, tarottan

Bir kart çekin / Güneş

Güneş, mısır püskülü. Renk, ortadaki aynada belirir.

Mısır püskülü

düz · #FFF8DC

Kartın yüzünde bir çocuk bulutsuz bir göğün altında ata biner. Arkalarında kocaman ayçiçekleri yüzlerini açık havaya kaldırır, bir flama dalgalanır, yaz esintisindeki un kadar hafif. Her şey açıklıkla biçimlenmiştir; her şey çizilmiş, gerçek ölçüsüne kavuşturulmuştur. Sis yoktur, karışıklık yoktur. Sabah çoktan buradadır; dünya ele ve göze açıktır.

Kırsal yaz ortasının göbeğinde geniş tarlalarda mısır koçanlarının kabukları geri sıyrılır, ipek iplikleri görünür. Bu iplikler neredeyse ağırlıksızdır, parmakların arasından kayar, koçanlar öğle yemeğine hazırlanırken süpürülür. Mutfak masasında toplanırlar, sabır ve güneş isteyen büyümenin hatırlatıcıları. Çok eskiden dünyanın her yerindeki mutfaklarda eller bu ipek telleri çaya çevirirdi, bedeni yatıştırsın ve arıtsın diye, ya da uğur için nişanlara örerdi. Hasattan sonra ambarda bu parlak teller şapkaların astarına ya da saçakların altına yüksekçe sinmiş kırlangıç yuvalarına yol bulur.

Açık pazarlarda ve köy panayırlarında tanelerden öğütülmüş undan küçük kekler pişer, üstleri ışığı yakalayan bir tozla pudralanır. Bu kekler keten astarlı sepetlere konur, günün işi için erken kalkanlarca şafakta dışarı taşınır. Keklerin altındaki bez sıkı dokunmuştur, hasadın ilk ipliklerinden eğrilmiştir, mutfak penceresinden dökülen ışığı yakalar. Bir bolluk duygusu vardır, meyveye durmuş emeğin tanınması ve masa, sepet, bez ile yemeğin düzeninde yumuşak bir sıra.

Uzak diyarlardaki yolcular, güneşin ilk ışınlarının ovaların üzerine dökülüşünü hatırlar; çimenin uzun ve yabanıl olduğu, çiy düşmeyen bir geceden sonra en soluk tozla kaplı tarlalar. Eski öykülerde bu, biçimlerin gecenin biçimsiz karanlığından sonra dünyaya döndüğü saatti; yollar, çitler ve uzak ağaçların çizgileri yeniden belirir, eski dostlar kadar sadık. Başkalarından önce uyanan çobanlar ve çiftçiler, ışığın biçilmiş anızın üzerinde ilerleyişini izlerdi; her sap ve her taş kendi biçimini geri alırdı. Bu çizgilerin dönüşü yalnızca gecenin bitişini değil, kesinliğin yerine gelişini de işaretlerdi. O anda dünyanın yüzeyi yeniden yürünebilir olurdu; gölgeler artık bir tuzak değil, amaçla düşürülen bir şeydi.

Kimi evlerde minderlere, koçan ayıklanınca kalan teller doldurulur; geçen yazın sıcağının anısını tutan bir yumuşaklık. Bu minderler pencere oturaklarında ya da güneşliklerdeki sıralarda durur; biri sessizce oturup bezelye ayıklayabilir ya da mektup yazabilir. Hafif bezden perdeler açık pencerede sallanır, uzak tarlaların kokusunu taşıyan esintiyi içeri alır. Bir yerde bir çocuk mısır püskülünden bir parçayı cam kavanoza bırakır, bir mesaj belirecekmiş gibi çöküşünü izler.

Bugün bir mısır koçanının kabuğu soyulabilir, püskül sonra kullanılmak üzere bir kâseye düşsün; ya da tarlaların fısıltısını taşıyan bir fincan çay için sıcak suda demlenebilir. Basit bir şey pişirilebilir, mısır ekmeği ya da kek, bir bezin üzerindeki sepete konup bir dostla paylaşılabilir. Ya da sessiz bir anda erken ışıkta oturulabilir, şeylerin çizgileri geri gelsin ve güneş ışığının odaya neyi geri verdiği fark edilsin.

Bugünün şans rengi mısır püskülü.
Lucky Color: Cornsilk — #FFF8DCAçıklık dönsün ve günü biçimlesin.
Gizli olan ele yeniden verilir.

Geri — Güneş