Çember dans eden figürün çevresinde kapanır. Tepedeki çelenk sessiz bir sözle ilmiklenir. Dört canlı varlık, boğa, aslan, kartal ve insan, köşelerdeki yerlerini tutar. Sabırlı ve kararlı. Devre bitmiştir, yolculuk bütündür. Bir çizgi bittiği yerde bir kurdele onu bağlar. Çabadan rahatlığa, uğraştan huzura geçişi mühürler. Çelenk boyunca her nokta bir adımdır ve her yaprak tanınmış, kutsanmış bir andır.
En yüksek zirvelerde, toprağın gökle buluştuğu yerde zemin sürekli karın altında kaybolur. Sınırların çözüldüğü, sessizliğin sürdüğü bir diyar biçimler. Bu zirveler yeryüzünün eşikleridir. Yolcular vadilerin ve ormanların ağırlığını geride bırakmıştır. Mitik anlatılarda böyle doruklar tanrıların durağı ya da bilgelerin inzivası sayılır. Berraklığın doğduğu, yüklerin eridiği yerler. Dağın örtüsü bir halka kurar, sürekli bir çevre. Çelengin tamamlanma vaadini yankılar. Tepeye varan hacılar nişaneler bırakır. Düz bir deniz kabuğu, bir kuvars parçası, bir taş yığına sıkıştırılmış not. Bitmiş yollarını işaretleyen küçük kapanışlar.
Uzak diyarlarda çöl açılır, ama kimi zamanlar yumuşak bir sis onu ele geçirir. Bu sis şafakta yuvarlanır, sivri kayaları yumuşatır, mesafenin sertliğini siler. İnsanlar değmesinden su toplamak için erken kalkar, önlerindeki gün için toprak küplere koyar. Bu pusun yorgun gözlere dinlenme getirdiği, düşünerek toplandığında hem bahçeyi hem ruhu beslediği söylenir. Eski hikâyelerde sis, yolcuların güvenle geçebildiği bir örtüydü. O örtünün ardında dünya döngüler halinde gizlenir ve açılırdı.
Evin içinde bir çarşaf yatağın üzerine serilir, serin ve yeni yıkanmış. Uzun bir günün hareketinden sonra dinlenmenin mümkün olduğuna işaret. Dört bir yandaki mutfaklarda aşçılar unlanmış bir tahtada hamur yoğurur. Eller ritim ve sabırla çalışırken bulut yükselir. Ekmek yapılır, yolculuk için azık. Bölününce bir sonun ve bir başlangıcın paylaşılmasını işaretler. En sessiz köşelerde bir tüy masanın üzerinde yatar. Uçuşu göğün üzerinde görünmez çizgiler çizen bir kuş bırakmıştır. Tüy narindir, neredeyse ağırlıksız. Hareketin ve dönüşün küçük hatırlatması.
Uzak kentlerdeki tacirler bir zamanlar İpek Yolu'nu geçerken keten kaftanlar giyerdi. Ketenden dokunmuş, nefes alırlığıyla ünlenmiş giysiler. Bu kaftanlar her iklime hazır olmayı işaretlerdi. Dağ ayazından ırmak vadilerine uyum. Tapınaklarda ve toplantı evlerinde mumlar yakılır, balmumuları usulca birikir. Alev dingin kılınmış bir âlemi temsil eder. Döngülerin sürdüğüne, sonların yeni başlangıçlar biçimlendiğine söz.
Bahçelerde soğanlar toprağın altında yatar, donu bekler. Mevsim dönünce taçyapraklar toprağın kabuğunu yarar, göğe açılır. İlk çiçek, dolu ve işaretsiz, sofra için toplanır ya da pencere pervazına konur. Gömülmüş olanın yine kalktığına, her kapanışın taze ve bütün bir şeyin başlangıcını tuttuğuna işarettir.
Bugün sabah sisinin evinizden geçmesine izin vermek için bir pencere açabilirsiniz. Ya da dinlenme ya da yenilenme için yatağa taze çarşaflar serebilirsiniz. Ellerinizle ekmek biçimlendirip kabarışını izleyin. Ya da tamamlanmış yolculukların zarifliğini hatırlamak için masanızda bir tüy tutun. Her iş nazik bir devredir. Yolculuktan sonra bağlanmış bir kurdele.
Bugünün şans rengi beyaz.
Lucky Color: White — #FFFFFFUsulca hareket edin ve bırakın dünya çevrenizde toplansın.
Tamamlanma kendi sessiz sevincini getirir.