Colors for the Fool

Bugünün şans rengi, tarottan

Bir kart çekin / Mahkeme

Mahkeme, gri. Renk, ortadaki aynada belirir.

Gri

ters · #808080

Uyanışın kıyısında kartın figürleri yukarı uzanır, ama hava durgundur. Boru öttüyse yankıları alçak bulutlarla boğulmuştur. Yağmurdan önce kente çöken bir sessizlik. Gün açık değildir ve ilerideki kavşaklar belirsiz kalır. Karar havada asılıdır, verilmemiştir, bir nefesle sonrakinin arasındaki duraklamada bekler.

Bu duraklamada zihin İngiltere'nin fundalıklarına gider. Eski taşlar tarlalarda dik durur, sabah sisiyle örtülüdür. Çobanlar aralarındaki patikalarda yürür. Çizmeleri, yüzyılların sessiz düşünmesine tanık olmuş aynı toprakla sıvanmıştır. Yukarıdaki gök geniş ve çizgisiz gerilir. Uzakta bir çan, başlayıp bitmeyecek bir ayin için çalar. Cemaat bekler, elleri kavuşmuş. Kalkmalı mı, oturmalı mı, belli değildir.

Evin içinde mutfak masası metaldir, dokununca soğuk, cilasız. Üstünde bir çaydanlık durur, yüzeyi yılların kullanımından donuklaşmıştır. Sabah sabah ısınan türden bir kaptır, ama bugün çay yaprakları kuru kalır, su kaynamaz. Bazen cevap, ertelenmiş basit bir ritüeldir: tezgahta bırakılmış ekmek, yanında bıçak, henüz kurulmamış kahvaltı. Zihin döner döner, olasılıkların çevresinde halka çizer. Beden ise oturur, kımıldamaz.

Kentlerde kaldırım taşları gecenin çisentisinden parlar. Eski bacalar, sanayi günlerinden beri boya yüzü görmemiş yüzleriyle, işçilerin bir zamanlar şafaktan alacakaranlığa yük omuzladığı sokaklar boyunca yükselir. Kalın yünden paltoları kapıların ardındaki askılarda asılıdır, yağmur ve duman kokusunun ağırlığıyla. Orada bir defter tutan, açık bir büyük defterin üzerinde duraklar. Kalem havada, sayılar denetlenmemiş. İş günü bir kararsızlık anında asılı kalmıştır.

Kırda, örten göklerin altında kayınların kabuğunda liken kalınlaşır. Koyunlar sessiz otlar, yünleri işaretsizdir, onları ağılda tutan taş duvarlarla karışır. Bir yolcu kavşakta durur. Çizmeleri yürüyüşten tozludur. Hangi yolun köye, hangisinin tepelere gideceğini bilmez. Levha yıpranmıştır, yazı solmuştur. İlerleme isteği, durulan yerde kalmanın rahatlığıyla karşılaşır.

Mit ile anı, sınırların bulandığı yerde toplanır. Kuzey diyarlarının masallarında kurt, şafaktan önceki alacakaranlıkta bekler. Patileri kırağılı ota basılıdır, gözleri gece ile gün arasında yakalanmış bir dünyanın durgunluğunu yansıtır. Burada kararlar yavaş gelir. Sürü, saatlerce uzakta olabilecek bir işaret bekler. Zanaatın dünyasında demirci, metali örsün üzerinde soğumaya bırakır, sonraki darbeyi acele ettirmez. Kül ocakta çöker, sessiz ve inatçı.

Gün açıldıkça pencerenin yanındaki koltuğa yerleşip hiç gönderilmeyecek bir mektup yazılabilir. Ya da alçak bulutların altında, adımları yönsüz düşürerek yürünebilir. Dünden dışarıda kalmış demir demlik doldurulup kaynamaya konabilir. Islığı nazik bir çağrıdır. Ya da bahçe yolundan bir çakıl alınıp avuçta tutulabilir. Ağırlığı, bir seçimin bugün yapılması gerekmediğine söz gibi durur.

Bugünün şans rengi gri.
Lucky Color: Gray — #808080Kararsızlık uzadığında, bırakın sessizliğin kendisi yoldaşınız olsun. Durun ve dünyanın usulca çözülmeden kalmasına izin verin.

Geri — Mahkeme