Colors for the Fool

Bugünün şans rengi, tarottan

Bir kart çekin / Ermiş

Ermiş, siyah. Renk, ortadaki aynada belirir.

Siyah

ters · #000000

Dağın zirvesinde Ermiş yalnız durur; avucundaki fener artık boş ve soğuktur. Sessizlik yerleşir, yankı ya da kuş sesi değmemiştir; sesin yokluğundan daha derindir. Bir zamanlar vadiye inen yol görmezden gelinir, ayaklar orada bitmiş gibi taşa kök salmıştır, dünyanın davetleri çevrilmiştir. İşaret feneri olarak değil, izleyici olarak kalmayı seçmiştir; aşağıdan geçenlere görünmez. Omuzlarındaki pelerin ağırdır, kabadır; eski manastırların ve fundalıkların üzerine sürünen soğuk geceler için eğrilmiştir. Sabahın her ışıltısını emer, geceyi yakın tutar.

Yukarıda bir kuzgun yavaş daireler çizer. Kanatları ışık yakalamaz, çığlığı sisin içinden taşır. Ermiş kuşun bakışıyla karşılaşır; yüksek sessizlikte iki figür, ikisi de yaklaşan durgunlukta evindedir. Aşağıda dağdaki mağaralar esner; kuşaklar boyu rüzgâr ve anlatı yutmuş ağızlar. Halk anlatısı böyle yerlerde hazine yattığını söyler: ilk demirhaneleri besleyen kömür damarları, eve lekeli ve sessiz dönen ellerin çıkardığı arduvaz duvarlar. Günleri fenerin yanışı ve başlarının üstündeki toprağın ağırlığıyla ölçülürdü.

Dünyanın köşeleri böyle birçok gizli yer tutar. Uzak topraklarda lav alanları; soğumuş taş ufka uzanır, millerce hiçbir şey büyümez. Kentte demir parmaklığın ardında sıkı kapanmış bir dükkân, pencereleri boyanmış, günün hareketleri fark edilmeden kayar. Burada zaman gölgelerde havuzlanır; Ermişin inmemeyi reddi sayısız odada ve kovukta yinelenen bir örüntü olur.

Hava kapandığında bulut ve sis köy çatılarına kalın çöker. Sokaklar boşalır, yağmur kiremitlerde düzenli tempo tutar, sabah hiç tam gelmez. Mutfak o zaman sığınak olur. Eski demir ibrik ocağın üzerinde durur, yaşla hırpalanmıştır; yüzeyi altındaki alevin parıltısını yutar. Bu odanın sığınağında çay kapaklı bir kapta demlenir, yaprak ve suyu düşünmeye uygun, zengin ve sessiz bir şeye çevirir.

Tarih yoldan dönenleri hatırlar. Japonya'nın tepelerinde boyasız cüppeli rahipler dağ inzivalarında yıllar geçirir, günleri isten öğütülmüş pigmentle boyanmış hatla işaretlenirdi. Akdeniz köylerinde aylarca salamurada olgunlaşan zeytinler dönüşmüş çıkar: sert, koyu, uzun oruç mevsimlerinde bedeni ayakta tutar. Ermişin sebatı bir tür yıpranmadır, bilinçli bir bekleyiş, ışığın söndüğü ama biçimin kaldığı yere sadakattir.

Bugünün sessizliğini, ırmağın pürüzsüzleştirdiği bir taş parçasını cebinize koyarak bulabilirsiniz; serin ve ağır, zamanın sabrının tılsımı. Bastırılmış ve yıllanmış yapraklarla bir fincan çay demleyin, pencerelerde sis toplanırken yakın tutun. Sayfaya derin işleyen mürekkeple bir mektup yazın; sözler satırların arasındaki gizli yerlerde dinlensin. Ya da gece olduktan sonra dışarı çıkın, lambalar sönmüşken, gözleriniz görülmeyene alışsın; durgunluk sormadığınız şeye cevap versin.

Bugünün şans rengi siyah.
Lucky Color: Black — #000000Çekilme bir yol olur.
Dünya dönüşünüzü bekler.

Geri — Ermiş