Kartın ayrık ağaçları arasında iki figür durur, aralarında bir bahçe kenarı vardır. Hiçbir el diğerine uzanmaz. Hiçbir meyve sunulmaz, alınmaz. Yapraklardaki başmeleğin sesi durulur, duyulmaz. Havanın kendisi sessizlikle koyulaşmış gibidir. Bu, karardan önceki duruştur. Henüz geçilmemiş bir kavşak, tartışma taşmadan önce mutfaktaki sessizlik. Böyle anlarda duvarların kendisi izliyor gibi durur. Yağmurdan sonraki bir yaz öğleden sonrasının sıcağını ve durgunluğunu taşır. Dünya nefesini tutar, kiremit çatılar buğulanır.
Eski bacaların yükseldiği bir kentte dururlar. Her baca, fırında pişmiş bloklardan yapılmıştır, sabırla örülmüştür. Her biri on yıllara ve evin alevine dayanmak için yapılmıştır. Onları ören eller eldivenlerini eskitmiştir, tuğla tuğla, kavgaları ve kışları aşacak ocaklar biçimlendirmişlerdir. Bu tuğlalar sokakların közlenen biber ve kuzu kokusuyla dolduğu yılları görmüştür. Aileler mutfaklarda birbirine sokulur, sesler yükselir ve alçalır, hiç tam değmez. Yine de kalın duvarlar sıcaklığı tutardı, sözler yolunu kaybetse bile.
Onların üstünde, dünyanın öbür ucundaki dağ köylerinde fırınlar hâlâ ısıyla parlar. Kil kubbeler, paylaşılmadan önce yarılması gereken ekmeği pişirir. Kabuk açılarak içini gösterir. Ekmek soğur, aynı pişmiş bloklardan, aynı eski zanaattan yapılmış bir şömine rafında bir havluya sarılı durur. Bu taşlarda bir hatıra vardır. Alevlerden sonra yeniden kurulan kasabaların, fırtınalar vurduğunda tutan duvarların hikâyeleri. Yine de en sağlam malzeme bile harç kadar kalın bir sessizliği onaramaz. İki kişi omuz omuza, içe dönmüş, karşıya uzanmadan durunca aradaki boşluğu aşamaz.
Öğle vakti sokakta kaldırım taşları hâlâ sabah güneşinin sıcaklığını yayar. Çocukların sesleri evlerin arasında yankılanır, emekçilerin bir zamanlar toprağı yaşanan yere biçimlendirdiği eski fırın sıralarının önünden birbirini kovalar. Yakında, bir ara sokakta bir satıcının arabası bir duvara yaslanır. Satıcı alnındaki teri siler, donuk öğleden sonra kalabalığını bekler. Böyle havada dünya baştan sona pişmiş gibi gelir. Öfkeler çabuk yükselir, sözler söylenmeden kuruyabilir, dilin üzerinde toz.
Seçimler yapılmadan duran sessizlikte yeniden başlamanın bir yolu hep vardır. Bir kişi ekmek için hamur yoğurabilir, elleriyle bir şey biçimlendirebilir, günün geriliminin ritimde yumuşamasına bırakabilir. Ön basamağa oturabilir, altında tuğlalar ılık, bir komşuyla bir öğün ya da yalnızca bir hikâye paylaşabilir. Mesafe, yalnızca bir an için de olsa, köprülenebilir. Eski şömineyi temizlemek mümkündür. Geçen kışın küllerini yeni sıcaklığa hazırlık için süpürmek. Ya da tanıdık baca sırasının önünden geçip, tek söz söylenmese bile yan yana çalışan ustaları hatırlamak.
Bugünün şans rengi ateş tuğlası.
Lucky Color: FireBrick — #B22222Sessiz mutfaklarda ve güneşte pişmiş sokaklarda bir şey sürer. Birlikteliğin gücü bekler, sessiz ve kararlı.